Bugun...


Psk.Dan. Ayça İrem BAHÇE

facebook-paylas
BEN DE BİR DUYGUYUM
Tarih: 04-02-2020 19:08:00 Güncelleme: 04-02-2020 19:08:00


Korku literatürde “algılanan bir tehlike,  tehdit anında hissedilen nahoş bir gerilim, güçlü bir kaçma veya kavga etme dürtüsü, hızlı kalp atışları, kaslarda gerginlik vb. belirtilerle yaşanan yoğun bir duygusal uyarılma“ olarak yer etmektedir. Peki 2-4 yaş çocuklarda korku duygusu neyi ifade eder ve davranışlarına nasıl yansır? Ebeveynler, korku duygusunun kabulü için neler yapmalılar? Nasıl davranıldığında travmatik yanlışlar oluşur?Aslında baktığımızda korku doğal bir tepkidir. Korku insanı uyararak korkunun kaynağından uzaklaşmasını sağlar. Hayatımızda bizim için nefes alıp vermek  nasıl gerekliyse, korku da öyledir. Korkusuz farenin kediye yem olması kaçınılmazdır. Dolayısıyla korku istenilen ve gerekli duygudur. Korkunun temelinde ise kaygı vardır. Çok azımız günlerini korku ya da kaygı yaşamadan geçirmiştir. Bu noktada da korku ve kaygının farkını anlamak önemlidir. Kaygı, beklenen problemle ilgili endişe duyma olarak tanımlanır. Bunun aksine korku, şu anki tehlikeye karşı bir tepki olarak tanımlanır. Bu nedenle ormanda ayı ile karşılaşan kişi, korku yaşarken bir üniversite öğrencisi, mezuniyet sonrasında işsiz kalma olasılığının endişesiyle kaygı yaşar. 

Korku çocuklar için kaçınılması imkansız ve temel duygudur. Korku çocuğu uyarır ve tehlikeden uzaklaşmasını sağlar. Böylece birçok çocuk tehlikeden kendisini korur. Araştırmalar çocukların yüzde 90’ının, gelişimlerinin bir döneminde herhangi bir şeyden korktuklarını göstermektedir. Bu yüzdendir ki çocuklardan korkusuz olmalarını beklemek gerçekçi değildir. Bununla birlikte çocuk çevreyi tanıdıkça, fiziksel ve zihinsel yönden gelişip güçsüzlük hissini yitirdiğinde korkuların azalması beklenir. Bu dönemde çocukta hangi korkular gözlenir? 2-3 yaş çocukları yüksek  ses, gök gürültüsü, yıldırım, fırtınadan korkarlar. 3-4 yaşlarında bu korkulara annenin desteğini kaybetme, yalnızlık, yangın, kaza vb. olaylardan korkma eklenir. 3-4 yaş çocuğu için somut olayların yanı sıra hayal edilen şeyler de korku kaynağı olmaya başlar.

Çocuk, korkuyu koşullanma yoluyla öğrenebilir. Denizde boğulma tehlikesi geçirmiş çocuğun sudan korkmaya başlaması, kalabalık yerde kaybolmuş çocuğun kalabalık yerlerden korkması korku koşullanmasına örnek verilebilir. Anne babanın birbirine olan tutumu, anne ya da babanın hastalığı, onlardan birini kaybetme korkusuna sebep olabilir. Çocuk korkuyu anne babasını örnek alarak da öğrenebilir. Annesinin örümcekten  korktuğunu gören çocuk, annesi gibi örümcekten korkmaya başlar. Şiddet içeren filmler, masallar da çocuğun korku geliştirmesine sebep olabilir. Ama çoğunlukla yaşadıkları korkunun bir sebebi vardır. Köpek tarafından ısırılan çocuğun köpekten korkması, araba çarpan çocuğun karşıdan karşıya geçerken korkması gibi. Korkular çevreden gelen yanlış bilgiler nedeniyle de oluşabilir. Çocuğa, davranışlarını kabul eşiğimiz düştüğünde “Polis seni hapse atacak.“ , “Doktor iğne yapacak“ , “Kimse seni sevmeyecek“ gibi olumsuz ve korku dolu sözlerle yaklaşmak, çocukta korkuya zemin hazırlar. Sürekli strese maruz kalmak, şiddet görmek ileriki yıllarda bedensel, nörolojik hastalıklarla birlikte fobik belirtiler de göstermektedir.

Bu bilgiler doğrultusunda neler yaparsak travmatik yanlışlar olur? Öncelikle çocuğun güvenli bir dünya algısına ihtiyacı vardır. Dış dünyadanın güvenli ve riskli yanları dengeli olarak çocuğa gösterilmelidir. Dış dünya ile korkutmak psikolojik endişeye ve çekingenliğe sebebiyet verebilir. Bu durum çocuğun öz güven kazanması, güvende hissetmesi için çocuğun önünde aşması gereken engel bariyerleridir. Çocuğun anne babası tarafından korkuyla büyütülmesi de ruh sağlığına olumsuz etkilemektedir. Dolayısıyla eğer çocuk sürekli korkuyorsa niye korku duyduğu anlaşılmaya çalışılmalıdır. Onunla korkusunu azaltıcı ve ona güven verici konuşmalar yapılmalıdır. Öncelikle korkunun normal olduğu kabul edilmelidir. Çocuklarla korkularından ötürü cezalandrılmadan,bağırmadan,dövmeden,aşağılamadan konuşulmalı, kendi duygularını ifade etmeleri sağlanmalıdır. Önce kabul, sonra cesaret korkunun nedenini anlamada önemli adımlardır. Bir diğer önemli nokta, korku alaya alınmamalı, dalga geçilmemelidir. “Bunda korkacak ne var?“, “Bebek misin sen?“ gibi ifadelerle empati ve şefkatle yaklaşmadan alaya almak, duygunun sebebini anlamamak süreçte çocuğa olumsuz etkiler bırakabilmektedir. 

Bununla birlikte yapılan araştırma  sonuçlarına göre kız çocukların korkuları, erkek çocuklara göre daha fazladır. Her iki cinste de hayvan korkusu mevcuttur. Ancak erkek çocukları genellikle vahşi hayvanlardan, kız çocukları ise böceklerden korkarlar. Mamafih erkek çocuklara yönelik  “Sen erkeksin,erkek adam korkar mı?“ , “Koca çocuk oldun, korkmak da neyin nesi?“ ifadelerini kullanmak sadece çocuğun içine korkusunu hapsetmesine sebep olur ve çocuğu korkusundan kurtarmaz. Dolayısıyla korkusunu içinde yaşamasına, kendisini ifade etmede zorluk yaşamasına sebep olabilir. Çocuk duygusunu ağlayarak, annesine sarılarak, eşyaların arkasına saklanarak, bir yetişkinle olmak isteyerek ya da sözel olarak açıkça belirtebilir. İştahsızlık, uykusuzluk,gruba katılmak istememe inatçılık, içine kapanma davranışların altındaki sebep genellikle korkudur. Korku anında yüz sararır, nabız ve kalp atışı hızlanır,mide kasılır dolayısıyla kusma olabilir. Bazı çocuklar ise konuşurken kekelemeye başlar. Bazı çocuklar ise korkularını saldırganlık maskesiyle gizleyebilir. Bu nedenle ebeveynler dikkatli olmalı ve çocukla iletişim halinde olmalıdırlar.

 Çocuğa mutlaka yaşına uygun açıklamalar yapılmalıdır. Şöyle ki çocuk eğer karanlıktan korkuyorsa, odasına ufak bir ışık yakmak, uykuya dalmadan önce öğretici masal okumak, sakinleşmesini sağlayacak müzik dinletmek, “yanındayım“, “şu anda korunaklı bir yer olan evimizdesin“ mesajını vermek önemlidir. Çünkü korkan çocuk rahatlamaya ve bilgiye ihtiyaç duyar. Bununla birlikte dinlemek korkunun nedenini anlama ve destek verme de çok önemlidir. “Seni korkutan ne?“ sorusuna yanıt alabilmek bu noktada önemlidir. Aldığımız yanıtın “köpekten korkuyorum.“ şeklinde olması geniş anlamlara gelmektedir. Ani hareketinden mi korkuyor? Havlamasından mı korkuyor? Patisinden mi korkuyor ?  Onu dinleyerek keşfetmesine yardımcı olmalıyız. Bu keşif yolculuğunda “Ne“ ve “Nasıl“ gibi sorularla başlayan cümleler tercih edilmeli, “Neden“ ile başlayan cümleler tercih edilmemelidir. “Neden köpekten korkuyorsun?“ sorusu gibi. Bu noktada çocuğun anlaşıldığını, hissettiği şeyi hissetmeye hakkı olduğunu bilmesi önemlidir. “Korkmanı anlıyorum. Burası çok karanlık.“ gibi ifadeler onun için kurtarıcı olmadığımızı, empati ile yaklaştığımızı gösterir. Çocuğun kendini yalnız hissetmemesi adına “Ben de yılanlardan korkuyorum.“, “Ben de örümcekten korkuyorum.“, “Ben de yüksekten korkuyorum.“ gibi çocuğun korkmadığı bir korkuyu seçin ki o an sizden güçlü hissetsin. Bu, kendi korkusuyla yüzleşmesinde, duygusunu kabul etmesinde ona yardımcı olacaktır. Çocuk korkutuğu şeye yavaş yavaş alıştırılmalıdır. Örneğin denizden korkan bir çocuğun önce uzaktan denizi, denizde oynayan çocukları seyretmesine imkan verilmelidir. Daha sonra çocuğun önce deniz kıyısında oturması, sonra ayaklarını ıslatması ve yavaş yavaş denize girmesi sağlanmalıdır. 

Son olarak şunu söyleyebiliriz ki, çocuk içinde bulunduğu çevreyi tanıdıkça, fiziksel ve zihinsel yönden geliştikçe korkularının azalması beklenir. Bununla birlikte korku çocuğun yaşamını engelleyecek düzeydeyse davranış bozukluğu olarak değerlendirilir. Bu durum uzman tedavisini gerektirmektedir.

    

Kaynakça 

Çağdaş, Aysel- Şahin Şeçer, Zarife(2015), Anne-Baba Eğitimi, Ankara: Eğiten kitap

Burkovik, Yıldız-Tan, Oğuz(2016), Korkacak Ne Var?, İstanbul: Timaş Yayınları

Filliozat, Isabelle(2019), Çocuğun Duygusal Dünyası, İstanbul: Pegasus

Selçuk Budak, Psikoloji Sözlüğü Ankara,2017, Bilim ve Sanat Yayınları,975 sayfa.

Yanık, Medaim(2019),Çocuk Yetiştirilirken Travmatik Yanlışlar Geliştiren Doğrular,İstanbul: Erdem Yayınları


 



Bu yazı 375 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI