Bugun...


Öğr.Gör. Bülent ÖZ


Facebookta Paylaş









SABAH VAKTİ
Tarih: 03-03-2018 02:22:00 Güncelleme: 03-03-2018 02:22:00


Bugün yazı yazmak için konu arayışı içerisine girdim. Yazılacak onca konu varken bişey gelmedi. Sonra biraz saçma olacak ama bu toplumun bir ferdi olarak bir günümüzü yazmıyorum diye…

· Bugün hava karanlık kar yağacak galiba erkenden uyandım. Deniz bezmişi montumu giyip çıktım dışarı. Bunu niye söyledin derseniz toplum olarak giyinişimizden yani dış görünüşümüzden fikirlerimizi belirtmeye meraklı bir toplumuz. Genelde yanılma payı yüzde onu geçmez. Sonra arabama şöyle bir uzaktan baktım bineyim mi binmeyeyim mi diye.  Spor yapmak istediğimden değil aylık yakıta vereceğim limitin iki mislini harcamıştım. Zor bir aşamadan sonra bindim tıraş olmak için kuaföre geldim.  Yan dükkan komşusu demirci beni görür görmez niye evlenmiyorsun bak dinimize göre de günah demeye başladı. Felsefi bir cevap vermek istedim ama bu ikimiz için de biraz ağır gelirdi. Sonra diğer dükkan komşusu geldi “hoca haberin var mı benim İstanbul’daki arsa bir milyon ediyormuş ama vermem diye” muhabbetin yönünü bir başka tarafa çekti.  Normal bir muhabbet gelebilir size bana  göre sabah sabah güzel bir üçlü meydana gelmişti.

 Dini sadece töresel yaşayan Kuran’dan bir ayetin anlamını bilmeyen içimizdeki Müslüman demirci…

 Kendi çapında hayatını hep üstün tek olmaya adamış kapitalist bakkal…

 Rejimin son zamanlarda baskısı ve korkusunu üzerinden atamamış görevinden ihraç edilmiş devrimci bir tarih hocası…

 Bunlar aslında sabahın güzellikleri sonra iş yerime gitmek için çıktım. Herkese selam vermek geleneğimizin bir parçası kimine istemeyerek kimine  gülümseyerek. Bu sadece benim için geçerli bir durum değil birçok insanın bana istemeyerek selam verdiğinin farkındayım.

 Neyse işyerime gelip sosyal medyayı ve haberleri takip edeyim dedim. Moralim bozulsa da gündemden uzak durmak hoşuma gitmiyor. Sosyal medyanın bugün iki fenomeni var;  birincisi köpeğe tecavüz ederken yakalanan yaşlıca bir adam. Aslında ülkemizde yakalana ya da yakalanmayıp var olan binlerce sapıktan bir tanesi. Aslında cefakarca değerlendirme yapabilirim ama bu işi dergimizin alanında uzman kişilere bırakmak istiyorum. Sonra yorumlara baktım. Dikkat çeken iki unsur var; birincisi caminin 50 metre ilerisinde olması diğeri ise adamın sakalından dindar birine benzemesi ve yaşı. Şimdi ben bu konuya niye takıldım. İnsanın bağlantı kurma becerilerine hayranım. Belki de haberi okuyan ya da izleyen sapıklar bu bağlantılar yüzünden basmışlardır küfrü. Tövbe tövbe hem de caminin yanında hem de  sakallı  şe…siz. Ama hiç kimse bu adamın hasta olduğunu ve bunun gibi binlerce aynı hastayla aynı toplumda yaşadığımızı söyleyemiyor. Hatta geçen yıl evinde hayvan ve çocuk pornosu cdleri ile yakalanan profesörü de unutmuştuk. Ha birde fakir ve kimsesiz çocukların kaldığı yurttaki tecavüzleri de hatırlamadık. Ya kundaktaki bebeğe tecavüz eden sapık hem niye hatırlayalım ki bir kereden bir şey olmaz ki… Yaşlı adamın savunması da güzel köpeğin rızası vardı. Peki toplum olarak ne yapabilirdik. Örneğin kefen yerine bornoz giyip idam isteriz diye bağırabiliriz. Ya da otobüste sokakta gördüğümüz mini etekli şortlu kızlara okkalı bir yumruk atabiliriz. Bir de hamile kadınlar var onlarda sokağa çıkmasın erkekleri tahrik ediyorlar. En önemlisi pembe otobüs onu unutmuştum kadınlar ve erkekler aynı otobüste nasıl olur ya bir yerine hakim olamayanlar tahrik olursa. Bunlar için ne kadar dalga geçsek de ağalanacak bir durum…

 İkincisi İstanbul’da bir hastanede çalışan bir hemşirenin çocuk anneler ile ilgili çıkışı ve isyanı var. Haksızda değil bu isyan da elinde oyuncak veya kitap olması gereken çocuklar doğumhanelerde ne işi var.  Bu konuda sadece şunu sormak istiyorum ya sizin çocuğunuz olsaydı?

 Son olarak tvdeki bir haberle bu sabahı bitirmek istiyorum öğleden sonra başka yazıya artık. Haberde savaş toplumsal bir hastalıktır diyen Türk Tabipler Birliğine bağlı doktorlar bir terörist gibi gözaltına alınmış. Açıklama yapmış işleri doktorluk fazla konuşmasınlar. Anlamadığım savaş isteyen terörist, barış isteyen terörist, bişey istemeyen cahil…..

Neyse öğle yemeği vakti…



Bu yazı 1364 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI