Bugun...


Öğr.Gör. Bülent ÖZ


Facebookta Paylaş









DİN ve FAŞİZM
Tarih: 11-10-2017 12:17:00 Güncelleme: 11-10-2017 12:26:00


Klasik bir cümleyle başlayalım yazımıza; insanoğlu yaratılıştan itibaren hep bir inanma ihtiyacı içerisinde olmuştur. Beynimizdeki inanış; sığınma, korku, şefkat arayışı çevresinde şekillenmiştir. Buna anlam kazandıran aslında insani değerlerdir. Daha doğrusu hayatımızı, davranışlarımızı olması gereken doğrularla dizayn etmek ilahi veya ilahi olmayan bütün dinlerde sevgiyle bütünleşen doğrular vardır. İlahi olmayan denilince yanlış anlaşılmasın. Günümüzde birçok felsefi akım zamanla dine dönüşmüştür. Peki hamurunda sevgi olan bütün dinlerde insanlar arasında bu kadar kin ve nefret nasıl başladı? Sosyalist bir yaklaşım gibi gelse de özel mülkiyet kavramıyla başlayan ayrıştırıcı unsurlar zamanla aile, aşiret, ırk, coğrafya ve dinler arasında kendini bayağı göstermeye başladı. Peki nedenleri kademeleştirirsek:

  •   Üstünlük isteği
  •   Üstün olduğunu kabul etme
  • Üstünlük olgusunun getirmiş olduğu sınıfsal ayrım
  •   Yok etme veya köleleştirme yani faşizm

Bütün dinlerde doğru ve yanlış kavramları birbirine çok yakındır. Hiçbir dinde sizden olmayanı yok edin diye bir tabir kullanılmaz. Burada ince bir çizgi vardır. İnançta her ne kadar sevgi ön planda yer alsa da ilaha hizmet ve adanmışlık noktasında sınırı aşarsanız sonuç faşizme yani yok etme, zarar verme olgusuna dönüşür. İşin kötü tarafı tanrı adına yapmış olduğu eyleme kutsallık yükleyerek normalleştirilir.

Basit bir örnek olacak ama uzun süre iktidarda kalan liderler, belli bir aşamadan sonra kendini tanrı tarafından seçilmiş özel biri olarak görür ve kendini kutsanmış sayar. Tıpkı ABD’de de seçilen başkanların ikinci defa başa geldikten sonra dünyada sevgi ve barış adına sürekli savaş çıkarmaları ile bunu tanrı adına yaptıklarını söylerler veya zannederler. Bazen ABD başkanları kendilerini peygamber olarak ilan edecek diye beklediğimde olmuştur. İşte bu noktada ne kadar ters gelse de din, faşizmi doğurur.

Peki dinsel faşizm sadece devlet boyutunda mı? Tabi ki hayır! Geçtiğimiz günlerde ABD’de de yaşanan fırtına da sosyal medyaya baktığımızda insanlardaki kin ve nefretin hangi boyuta ulaştığını fazlasıyla görebilirsiniz. Ne yazık ki bir tabiat olayını kendileri yaşadığında tanrının bir imtihanı; fakat başkası yaşadığında ceza ve gazap gibi görenler çok fazla. İşin kötü tarafı bu söylemleri halka empoze eden genelde din adına konuşan kanaat önderleridir.

Müslüman olduğum için söylemiyorum. ‘‘Yaş bir ağacın yaprağını bile kopartıp eziyet etmeyin!’’ diyen bir peygamberin takipçileri nasıl olurda başka bir dinin mensuplarının çektiği acıya sevinebilir. En kötüsü beddua ve duayı aynı avuca sığdırabilir. Aslında cevabı çok zor değil. Her tarafımız kin ve nefret kokuyor. Gözlerimizden avuçlarımızdan günah akmaya başladı. İnsanlığımızdan uzaklaştırıldık, yalnızlaştırıldık.

Bugün olması gerektiği gibi yapalım farklılıkları ortadan kaldıralım. Daha doğrusu farklı olmanın güzelliğini, zenginliğini yaşayalım. Sevdiğim güzel bir sözle bitirelim yazımızı; ‘‘Faşistler olmasa bu dünya hepimize yeter!’’



Bu yazı 298 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI