Bugun...


Kevser ÖNDEŞ


Facebookta Paylaş









AKIL HASTALIĞI VE PSİKOLOJİ
Tarih: 14-03-2019 17:02:00 Güncelleme: 14-03-2019 17:02:00


Zihinsel tıp ve organik tıp nedir? Kitapta anlatılan ilk bölüm. Foucault’ a göre bütün psikolojik hastalıklar 2 problemden dolayı ortaya çıkmıştır. İlk olarak akıl hastalığı ve fiziksel hastalık arasında nasıl bir ilişki var? Bu merak edilmiş daha sonrada biz hangi şartlarda bir hastalıktan söz edebiliriz yani hastalığı tanımlarken işin içine psikolojiyi de katmalı mıyız? Bu sorulara cevap aranmıştır. Kitapta zihinsel tıp ve organik tıp terimlerinden bahsedilmiştir. Zihinsel tıp ve organik tıbbın aynı terimlerle açıklanması pekte mümkün değildir. Çünkü bazı hastalıklar fiziksel(organik) tıbbın belirtilerini gösterip zihinsel kökenli olabilir. Mesela kitapta buna örnek olarak histeriden söz edilmiş. Histerinin belirtileri; hareket felci, duyu kaybı, unutma vb. olarak ele alınmış. Gördüğümüz gibi belirtiler fiziksel ama daha sonra psikologlar bunu araştırmış ve histerinin aslında zihinsel kökenli olduğu bulunmuştur. Yani histeri kendisini fiziksel olarak gösterirken aslında psikolojik temelli bir hastalıktır. Michael Facoult akıl hastalığı ile organik hastalık arasında anlaşılması güç bir paralellik olduğunu ve zihinsel hastalıkla organik hastalık arasında bir bütünlük olduğunu ifade ediyor. Tarihin çok eskilerine dayanan zaman diliminde zihinsel ve organik tıp birbirinden ayrı düşünülüyordu fakat daha yakın zamanlarda artık durum böyle değil yani artık araştırmalarda zihinsel ve fizyolojik tıp bir bütün olarak ele alınıyor. Kitabın diğer bölümlerinde hastalık ve evrimden, hastalık ve bireysel tarihten, hastalık ve varoluştan, delilik ve kültürden, akıl hastalığının tarihsel oluşumundan ve delilik ve bütünsel yapıdan bahsedilmiştir. Peki ya kültür ve akıl hastalığı? Kültürlerin hastalığa bakış açısı farklı olabilir. Gerçek anlamda hastalık olarak kabul edilen hastalıklar bir toplumda belirli bir statüye ve işleve sahip olabilir bu statü ve işlev pozitif veya negatif yönde olabilir. Negatif yönde statü hastalığa sapkınlık anlamı yüklemek ve hastanın kendisini dışlamak anlamında kullanılıyor. Mesela bazı kültürlerde saldırganlık ödüllendirilirken bazı kültürlerde cezalandırılır. Peki, Batı, akıl hastasına “Deli” unvanını nasıl vermiş? Batı deli bireyi “şeytan çarpmış” birisi olarak nitelemiştir. Şuana kadar batıda psikiyatrinin tarihi, büyüye ve dinsel anlamlara bağlanmış. Yani batı deliliği uzun zaman boyunca doğaüstü nedenlerle açıklamaya çalışmıştır. Hatta önceki zamanlarda batı cin çarpmış kişi ile akıl sağlığı bozulmuş kişiyi aynı nedenlerle açıklamıştır. Yani normalde bir kişiye cin çarpmışsa delirir o zaman deli olanlara ciddi anlamda cin çarpmıştır diyorlar. Peki bu durum Fransa’da nasıl? 17. yy’ ın başlarında Fransa deliliğe hoşgörüyle yaklaşıyor. Fakat 17. yy’ ın ortalarına doğru delilik ani bir değişim geçiriyor ve artık deli olan kimseleri, deliliği dışlıyorlar o hoşgörü eriyor. İşte tamda bu zamanlarda delirmiş bireyler için büyük ıslahevleri açıyorlar. Ama normalde buraya delirmiş insanları kapatması beklenirken Avrupa bu ıslahevlerine, fakir insanları, yoksul yaşlıları, dilencileri, kronik işsizleri, çaresiz ya da bulaşıcı hastalığa sahip olan bireyleri vb… yani kısacası toplumun düzenini rahatsız edecek bireyleri buraya kapatmaya başlıyorlar. Şaşırtıcı durum ise bu bireylerin kapatıldıkları evler hiçbir tıbbi amaç gütmüyor. Yani insanlar normalde buraya tedavi görmek için gelir ama bu ıslahevlerinin işleyişi çok daha farklı yani tedavide edilmiyor bu insanlar hatta resmen toplumun onlara söylediği şey şu “sizin dünyada yeriniz yok”. İşte bu ıslahevleri insanları asimile etmiştir. Bu dönemde delilik “toplumsal ve ahlaki suç” olarak görülmüştür. Son olarak şunu söyleyeyim; psikoloji hiçbir zaman deliliğe egemen olamamıştır. Bunun sebebi ise deliliğin dünyadan soyutlanmasıdır. Yani psikoloji ile deliliği açıklamak istiyorsak öncelikle deli bireyleri dünyanın içine almamız gerekiyor.

Kitapta ilginizi çekecek çok daha farklı bilgiler var.  Kitabı psikolojiye ilgi duyan herkese öneririm yalnız dili biraz ağır haberiniz olsun



Bu yazı 103 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • 8 MART ÖZEL YAYIN
    8 MART ÖZEL YAYIN
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. 8 MART ÖZEL YAYIN
  2. Şizofreni
  3. Gülmek en iyi ilaçtır
  4. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI