Bugun...


Belgin YALAVUZ

facebook-paylas
SELEKTİF MUTİZM (SEÇİCİ KONUŞMAZLIK)
Tarih: 25-05-2019 22:08:00 Güncelleme: 25-05-2019 22:08:00


 Bireyin konuşabilme becerisi olmasına rağmen konuşmasının beklendiği ortamlarda konuşamaması durumuna selektif mutizm(SM) denir. SM olan çocuklar kendi evlerindeyken veya ebeveynleri ile birlikteyken normal olarak konuşurlar. Ancak okulda, evleri dışındaki bir ortamda veya tanımadıkları insanların yanında konuşamazlar. Çocuk kaygı uyandıracak ortamlarda olduğunda mute olmayı yani konuşmamayı seçer. Bu zorluğun başlangıcı genellikle 5 yaşından önce olmak ile beraber çocuk okula başlayana kadar dikkat çekmeyebilir. Sorun, sadece birkaç ay sürebileceği gibi, birkaç yıl da sürebilir. Genetik bir bozukluk değildir ve genetik olmadığı için uygun müdahale ile çözülmesi mümkündür. Tedaviye en erken cevabı alabilmek için teşhis edilebilecek en erken yaşta fark edilmiş olmasının önemlidir; zira çocuk ne kadar uzun yıllar suskun kalırsa, tekrar konuşmasının sağlanmasının da o kadar zor olduğu belirtilmektedir. Ayrıca bu zorluk,  iletişim bozukluğuna veya psikotik bir sürece bağlı değildir.

  DSM- 5’e göre seçici konuşmazlık(mutizm) kriterleri aşağıdaki gibidir.

Başka durumlarda konuşuyor olmasına karşın, konuşmasının beklendiği özgül toplumsal durumlarda(örn. okulda), sürekli bir biçimde konuşamıyor olma.

Bu bozukluk, eğitimle ya da işle ilgili başarıyı engeller ya da toplumsal iletişimi bozar.

Bu bozukluğun süresi en az bir aydır(okulun birinci ayıyla sınırlı değildir).

Konuşamıyor olma, söz konusu toplumsal durumda konuşulan dili bilme ya da o dilde rahat konuşamama ile ilişkili değildir.

Bu bozukluk, iletişim bozukluğu (örn. çocuklukta başlayan akıcılık bozukluğu) ile daha iyi açıklanamaz ve yalnızca otizm açılımı kapsamında bozukluğun, şizofreninin ya da psikozla giden başka bir bozukluğun gidişi sırasında ortaya çıkmamıştır.

  Selektif mutizm; sosyal olarak susma, lâl olma, kelimesiz kalmadır. SM’li çocuklarda yüksek oranlarda kaygı ve kaygıyla ilişkili bozukluklar olduğu belirtilmiştir. Çünkü SM’li çocuklar tanısal açıdan çoğunlukla sosyal fobi kriterlerine de uymaktadırlar. Yapılan çalışmalar sonucu cinsiyet açısından karşılaştırıldığında mutizmin kızlarda daha yüksek oranlarda çıktığı belirtilmiştir.    Selektif mutizmin ortaya çıkmasında rol oynayabilecek bazı faktörler vardır. Bu faktörler; göç, ailedeki suskunluk, ailedeki psikolojik bozukluklar, ailede kaba dayak, cinsel istismar, ailenin sosyo-ekolojik yapısı, aşırı kaygılı ve koruyucu anne-baba, ebeveynlerdeki konuşma bozuklukları, çevreden izole edilme, ağır gelen yaşamsal olaylar, çekingenlik ve biyolojik stresörlerdir.

  Mutistik çocuklarda özellikle mükemmelliyetçi yapılanmalar görülebilir. Bu çocukların hayatında yanlış konuştuklarında çok eleştiren, çok kızan biri  yani otoriter bir figür olabilir. Böyle bir durumda çocuğun susarak tepki göstermesi bir çocuk için oldukça ağırdır. Mutistik çocuklar sürekli sustukları için hareketleriyle, ağlamalarıyla ve öfke nöbetleriyle kendilerini ifade edebilirler. Bu çocuklarda sözel olarak konuşmak yerine, jest ve mimik kullanımı, kafa sallama, çekme, itme ve tek heceli kelimeleri mırıldanma ya da fısıltılı konuşmalar görülmektedir. Aşırı derecede utangaçlık, sosyal ortamlarda küçük düşmekten korkma, sosyal izolasyon, geri çekilme, anneden ayrılmama, kompulsive özellikler, olumsuz duygular, mutsuzluk, özellikle evdeki bireyleri kontrol altında tutma ve karşı gelme davranışları bu bozukluğun en temel özelliklerindendir.

  Çocuklarında selektif mutizm olduğundan şüphelenen aileler öncelikle çocuğun konuşması için tüm baskı ve beklentileri ortadan kaldırmalıdır. Ayrıca, çocuklarına onları anladıklarını ve bu zor zamanlar boyunca onlara yardımcı olacaklarını söylemelidirler. Bu süreçte çocuğun tüm çabaları ve başarıları övülmeli, zorlukları ve hayal kırıklıklarıyla başa çıkmalarında destek olunmalıdır. Tüm bunlarla beraber, özellikle bu rahatsızlık konusunda deneyime sahip bir psikiyatr veya terapistten muhakkak yardım alınmalıdır.

  Konuşmayan çocukların tedavisinde klasik psikodinamik yönelimli psikoterapiden, psikanalizden ve hipnozdan yararlı sonuçlar alınamamıştır. Psikodinamik yaklaşımın sınırlılıklarından birisi çok uzun zaman almasıdır. Başarılı olan tedavi teknikleri arasında davranışsal, farmakolojik terapiler, BDT, grup, aile terapileri, oyun terapisi ve çoklu (multimodal) tedavi yöntemleri gösterilmektedir. Oyun terapisi çocuklara konuşmaları için herhangi bir baskı oluşturmayan güvenli bir ortam ve çocuğa oyun aracılığı ile iletişim kurma fırsatı vermektedir. Çocuklar oyun oynarken süreci istedikleri gibi yönetirler, duygu, düşüncelerini paylaşırlar ve sosyalleşirler. Yani oynadığı oyuna bakarak çocuk hakkında birçok bilgi edinilebilir. Bu nedenle oyun terapisi çok yararlı sonuçlar doğurmaktadır. Davranışçı yaklaşımlar bilimsel yönelimi güçlü olan ve en sık kullanılan müdahale yöntemleridir. Başarılı olan tekniklere bakıldığında ise uyarıcı söndürme, davranış biçimlendirme, kendi kendine model olma, sistematik duyarsızlaştırma, pekiştirme, jeton biriktirme yöntemi ve tepki uyandırma gibi davranışçı yöntemler vardır. Genel olarak davranışçı müdahaleler çocuğun çevresinde mute durumunu oluşturan, sürdüren ortam ve koşulların değerlendirmesi üzerine kurulmuştur. Fakat tek bir davranışçı yöntemin de, tek başına yeterli olmadığı görülmektedir. Çoklu yöntemle yapılan değişik davranışsal tekniklerin, yalnız ya da diğer tekniklerle beraber kullanılması önerilmektedir. Bunun daha etkili sonuçlar doğurduğu görülmüştür. Bilişsel-davranışçı tedaviler de, SM’de başarılı teknikler olarak önerilmektedir. Bu yaklaşımın özellikle sözel ve sözel olmayan iletişim şekillerini teşvik ettiği belirtilmiştir. Ayrıca tedavi için multidisipliner bir yaklaşım gerekmektedir ve çocuk ruh sağlığı uzmanlarının yanı sıra aile, öğretmen ve gerektiğinde konuşma terapistleri ile iş birliği içinde olunmalıdır.

KAYNAKLAR

Yanıt, E. (2019). Selektif Mutizm Vakasının Yönlendirilmemiş Oyun Terapisi Teknikleri ile Sağaltımı(Olgu Sunumu). Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi, 2(3), 68-76.

Perçinel, İ. ve Yazıcı, K.U. (2014). Okul Öncesi Dönem Selektif Mutizm Vakalarında Fluoksetin Tedavisi: İki Olgu Eşliğinde Tartışma. Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 21(2), 123-130.

Bulut, S. (2008). Seçici Konuşmamazlık (Selective Mutizm): Sebepleri ve Tedavi Yaklaşımları. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2(17), 52-65.

https://www.dbe.com.tr/Cocukvegenc/tr/psikoloji-konulari/secici-konusmamazlik-mutizm/

http://www.aysegulturan.com/makaleler/10-konusma-bozukluklar-secici-mutizm

http://www.selektifmutizm.com/mutizm-hakkinda/

https://www.egitimpedia.com/egitim-sozlugu-selektif-mutizm-secici-konusmama-nedir/



Bu yazı 180 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI