Bugun...


Belgin YALAVUZ


Facebookta Paylaş









BLACK
Tarih: 12-01-2019 22:35:00 Güncelleme: 12-01-2019 22:35:00


İmkânsız ona hiç öğretmediğim bir sözcük.”

  Black, 2005 yılında yayınlanmış Hint yapımı bir film. Film kendi karanlığında boğulmakta olan bir kız ile onu bu karanlıkta sözcüklerden yapacağı kanat ile uçurmayı vaat eden güzel insanı ele alıyor. Bu iki insan arasındaki karşılıksız sevgi bağı ortaya duygu yüklü bir film çıkarıyor. Michelle kör ve sağır olarak dünyaya gelen bir kız çocuğudur. Ailesi çocuklarının durumunu öğrenir ve yıkılır. Göremeyen ve duyamayan bu çocukla iletişim kuramıyor, onu anlamıyor ve ona hiçbir şey öğretemiyorlardır. Çocuğa evcil bir hayvan gibi zil takılmış ve davranışları bu şekilde kontrol edilmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla bu kız çocuğu kendi karanlığında yapayalnızdır. Evde rastgele davranışlar sergileyen, evi sürekli birbirine katan çocuk artık tehlikeli olmaya başlamıştır. Michelle bu karanlık ve sessizlik içerisinde kendi yolunu bulabilmek için etrafına istemeden zarar verir. Beşikteki kardeşi Sara’yı incitiyor, sofrada yemekleri birbirine katıyor, birini bıçakla yaralıyor, kendi kafasını kırıyor ve son olarak masadaki şamdanları devirdiği için evde yangın çıkmasına sebep oluyor. Yangın bardağı taşıran son damla olur ve babası Michelle’in bir akıl hastanesine yatırılması gerektiğini, 8 yıl boyunca onlara kazadan başka bir şey vermediğini ve onunla mutlu olamayacaklarını söyler. Şöyle ki farklı olanın ötekileştirildiği, anormal sayıldığı bir toplumda babanın psikolojik rahatsızlığı olmayan kızını hastaneye yatırmak istemesi toplumun farklı olanı dışlamasından başka bir şey değildir.  Tabi ki annesi buna asla izin vermez ve Michelle için bir öğretmen bulduğunu söyler. Ancak baba bir öğretmen değil ancak bir sihirbazın kızlarını iyi edebileceğini söyler.

  Annesinin Michelle için bulduğu öğretmen Debraj, 8 yaşındaki kızın karanlığına ışık, sessizliğine ses olmaya gelir. Debraj işe kızın üzerindeki zili çıkarmakla başlar. O yaştaki çocuğa bir hayvanmışçasına zil takılması onu hayli sinirlendirir. Öğretmen Michelle ile inatlaşmaya başlayınca ailenin inancı kalmaz. Baba kızının daha çok hırçınlaştığını görünce Debraj’ın işine son verir ve 20 günlüğüne evden ayrılır. Ancak Debraj’ın sadece biraz daha zamana ihtiyacı vardır, babanın yokluğunu fırsat bilip kızı özgürleştirmeye kararlıdır. Bu 20 gün içinde annenin Debraj’a izin vermesiyle Michelle ile çalışmaya başlarlar. Kızın elini kendi dudaklarının üzerine koyarak sözcükleri öğretmeye çalışır ancak bunu öğrenmek Michelle için çok zordur. Baba eve döneceği gün kızda hala bir ilerleme olmayınca anne Debraj’ın evi terk etmesini ister. İşte tam da o gün Michelle ile inatlaştıkları için kız Debraj’ın yüzüne bir sürahi su çarpar. Bunun üzerine Debraj kızı kolundan tuttuğu gibi bahçedeki süs havuzuna sokar ve kızın elini ağzına götürüp defalarca su kelimesini söyler. Michelle böylece ilk kelimesini öğrenmiş olur. Buna şahit olan baba ise Debraj’a minnettar olur ve öğretmenliğe devam etmesini ister.

  Yıllar geçmiş ve Michelle genç kız olmuştur. Artık işaret diliyle kendisini rahatlıkla ifade edebiliyor ancak diğer insanları öğretmeninin işaretlerine dokunarak anlayabiliyordur. Michelle hâla göremiyor, duyamıyor ama artık hayalleri, düşleri var. Debraj’ın da desteğiyle üniversiteye gitmek, mezun olmak ister. Ancak bu uzun yıllarını alır çünkü soruların cevaplarını hızlı olarak daktiloya geçiremez bunun üzerine umutsuzluğa kapılır. Artık öğrenmek istemediğini söylediğinde Debraj ortak düşleri olan siyah cüppeyi hatırlatır. Siyah kelimesinin Michelle de anlamı oldukça derindir. Dünyasının siyah olduğunu söyler ve o sinirle çok kısa sürede daktilosuna onlarca kez siyah yazar. S-i-y-a-h S-i-y-a-h S-i-y-a-h … İşte o gün Michelle’in dünyasını karartan siyah aydınlanmıştır. Ancak bu çok uzun sürmez.

  Debraj Alzheimer hastalığına yakalanır. 12 yıl boyunca da ortadan kaybolur. Michelle için bir kez daha ışık karanlığa, ses sessizliğe dönüşür. Ta ki 12 yıl sonra Debraj  her şeyin başladığı o çeşmenin önüne gelene kadar.

  Sabır, emek, karşılıksız sevgi ve merhametin çok güzel anlatıldığı bir filmdi. Debraj’a göre başarıya giden yolda başarısızlık vardı, olmalıydı da ancak imkânsıza asla inanmadı bu yüzden de herkesin imkânsız dediğini başardı. Hayat da böyle değil midir, en ufak bir engel karşısında her şeyi imkânsızlaştırdığımız için kaybetmiyor muyuz hepimiz ?





 



Bu yazı 516 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • 8 MART ÖZEL YAYIN
    8 MART ÖZEL YAYIN
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. 8 MART ÖZEL YAYIN
  2. Şizofreni
  3. Gülmek en iyi ilaçtır
  4. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI