Bugun...



GECE YEME SENDROMU
Tarih: 12-01-2018 20:00:00 Güncelleme: 12-01-2018 20:25:12 + -


Gece yeme sendromu nedir? Bireylerin uykularından uyanarak yemek yemesi ya da akşam yemeklerinden sonra çok fazla miktarda yiyecek tüketme isteği şeklinde beliren yani kendini gösteren gece yemek yeme durumuna gece yeme sendromu(bozukluğu) denir(Kıcalı, 2015).

facebook-paylas
Tarih: 12-01-2018 20:00

GECE YEME SENDROMU

Gece Yeme Sendromu

Gece yeme sendromu nedir? Bireylerin uykularından uyanarak yemek yemesi ya da akşam yemeklerinden sonra çok fazla miktarda yiyecek tüketme isteği şeklinde beliren yani kendini gösteren gece yemek yeme durumuna gece yeme sendromu(bozukluğu) denir(Kıcalı, 2015).

Gece yeme sendromu, 1955’te ilk Stunkard tarafından tedaviye direnç gösteren obezite hastalarında fark edilmiş ve tanımı yapılmıştır.    

Gece yeme sendromu genelde kilo veremeyen ya da zorlanan obezite hastalarında, sabah iştahsızlık durumu akşam ise aşırı iştahlı olup tıkınırcasına yemek yeme ya da kendini durduramama gibi özelliklere sahip olan hiperfaji ile ve de uykusuzluk çekme durumlarıyla açıklanan bir bozukluktur. Obez olan ve obez olmayan bireylerde de tanımlamaları yapılabilmektedir(Kucukgoncu, 2014).

Ortaya çıkışını tetikleyen faktörler neler olabilir?

1.    Psikiyatrik hastalıklar

2.    Obezite

3.    Çocukluk çağı obezitesi

4.    Depresyon

5.    Yeme bozuklukları

6.    Diyabet

7.    Yüksek stres

8.    Düzensiz uyku

9.    Düzensiz beslenme alışkanlığı

Tanı kriterleri nelerdir?

Bireyin sabah kahvaltısını yapmaması ya da kahvaltıda çok az yemesi, akşamları tam tersi olarak artmış bir iştah, gün içinde aldığı kalorilerin en az %25’inin akşam yemeğinden sonra alması ve buna artı olarak haftada 3 ya da daha fazla uykusuzluk durumunun olması tanı kriterleri arasındadır(Dağ, 2017). Zaman içerisinde tanımına yeni kriterler eklenmiştir.

Gece yeme sendromunun tanımı genişletilmiştir. Gece yemek yeme amacıyla uyanma ve gün içerisinde enerji alımının %50’sinden fazlasını akşam yemeğinden sonra almak şeklinde değiştirilmiş ve bu kriterler tanı için uygun görülmüştür(Orhan, 2009).

Tanı ölçütlerini 2014 yılında Atasoy ve arkadaşları şu şekilde maddeleştirmiştir:

1.    Günlük yeme alışkanlığı akşam ve gece saatlerinde ciddi bir şekilde artış göstermektedir.

2.    Akşam ve gece yemek yeme nöbetlerini fark etmek ve anımsamak.

3.    Sabah yeme isteğinin olmaması ya da haftada dört veya daha fazla sabah öğününü atlamak.

4.    Bireylerin akşam yemeğinden uyuyana kadar olan sürede ya da gece boyunca aşırı derece yeme arzusu duyması.

5.    Haftada dört ya da daha fazla gece uyku başlangıcında veya uyku durumundayken uykusuzluğun görülmesi.

6.    Uykuyu başlatabilmek ya da devam ettirebilmek için bireyin yemek yemesi gerektiğine dair bir inancının olması.

7.    Bireyin duygu durumu daha çok depresiftir ve duygu durumu akşamları kötüleşebilmektedir.

8.    Sendrom önemli bir ölçütte sıkıntı ya da işlevsellikteki bozulma ile ilişkisi vardır.

9.    Bozulmuş yeme düzeni en az üç ay sürmelidir.

10.                      Sendrom maddeyi kötüye kullanım ya da bağımlılık, tıbbi durumlar, ilaçlar veya psikiyatrik bozukluklara ikincil olarak gelişmiş olmamalıdır.

Ayırıcı tanısı nedir?

Gece yeme sendromunda hasta bireylerin uyku ve yeme düzenleri, onları diğer yeme bozukluğu olan kişilerden ayırır. Gece yeme sendromunun tıkınırcasına yeme bozukluğundan kendini ayıran noktası, daha sık gece uyanmaları ve uyanma sırasında tüketilen yiyecek miktarının daha az olması olduğu belirlenmiştir. Farklı sürelerde çok fazla miktarda yemek yeme tıkınırcasına yeme bozukluğunda söz konusudur.

Başka bir nokta ise gece yeme sendromuna sahip hastalarda diyet ve vücut imajı bozuklukları tıkınırcasına yeme bozukluğuna oranla yaygın değildir.

Sabahları anoreksi ve insomni gece yeme sendromunun tanı kriterlerinde olmasına rağmen, bu kriterler tıkınırcasına yeme bozukluğunda bulunmaz.

İki rahatsızlığın da ortak yönleri, her iki bozuklukta da olumsuz bir duygulanım sonucunda yeme davranışının etkilenmesi söz konusudur(Orhan, 2009 : 140).

Gece yeme sendromunun tedavisi nedir?

Gece yeme sendromunda kullanılan tedavi yöntemleri tam olarak mevcut değildir. Literatürde kapsamlı olarak çok done yoktur.   

Araştırmalarda gece yeme sendromu için farmakolojik ve farmakolojik olmayan tedavi seçenekleri vardır. Bilişsel davranışçı terapi ve çeşitli psikolojik tedavi uygulamaları, ışık tedavisi, serotonin gerialım inhibitörleri(SSGI) gibi çeşitli tedavi seçimleri mevcuttur.

Psikolojik tedavi uygulamaları

Gece yeme sendromuna sahip bireylerde kullanılan bir diğer tedavi çeşidi ise psikolojik tedavi uygulamalarıdır. Depresyon, anksiyete oranları fazladır ve ayrıca bu bireylerde stres artışları da görülmektedir. Kullanılan tedavi yöntemlerinden biri gevşeme teknikleridir. Gevşeme tekniğinin kullanıldığı 20 kişilik bir çalışmada, tekniği kullanan bireylerin kontrol grubuna oranla streslerinin düştükleri gözlemlenmiştir. 7 gün süren bu programdan sonra stresin ve anksiyetenin düştüğü gözlemlenmiştir. Sabah öğünlerinde bireylerde iştah artışı ve gece iştahlarında azalmalar olduğu gözlemlenmiştir(Dağ, 2017 : 39).

Klinik özellikleri nelerdir?

Gece yeme sendromunda uyku ve yemek yeme düzenlerinde birtakım bozulmalar meydana gelmektedir. Bireylerde gece yemeye ilişkili olarak uyku ve yeme düzenlerinde gecikmeler oluşmakta ve bu gecikmeler 2 ile 6 saat arasında değişmektedir. Buna bağlı olarak, hastalarda sabah yemek yeme istediği baskılanmakta ve iştahsızlık görülmektedir. Akşamları ise kişilerde tam tersi olarak iştah artmakta ve yemek yeme davranışında artış görülmektedir(Dağ, 2017 : 33).

Gece yeme sendromuna sahip yatan hastalarda geceleri yedikleri yiyeceklerin çoğunu karbonhidratlar oluşturuyor iken sabahları ise karbonhidrat tüketiminde azalmalar olduğu belirtilmiştir. Hasta bireylerinin yarısından daha fazlasının geceleri ekmek, şekerli şeyler tükettikleri ve akşam tüketilen yiyeceklerin protein içeriğinin karbonhidratlara oranla daha düşük olduğu saptanmıştır(Dağ, 2017 : 33-34).

Bir çalışmada gece yeme sendromuna sahip bireyler ve kontrol grubunu karşılaştırılmıştır. İki grup arasında, 24 saatlik enerji alımı açısından fark olmadığı görülmüştür. Bu durum, gece yeme sendromunda temel belirtinin yiyecekleri yenmesindeki normal olmayan bir zamanlama olduğunu düşündürmektedir.

Gece yeme sendromunun epidemiyolojisi nedir?

Gece yeme sendromunun yetişkin bireylerde görülme oranı %1.5 olarak belirtilmiş, zayıflamak için başvuru yapan obez kişilerde, obez olmayan kişilere oranla daha yüksek bulunmuştur(Dağ, 2017 : 34). Bireyler üzerinde yapılan çalışmalarda gece yeme sendromu ve obezite arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

Bununla birlikte psikiyatri hastalarında da gece yeme sendromunun görülme oranı da az görülmeyecek kadar yüksek bulunmuştur. Bu hasta bireylerde yaklaşık olarak %12.3 oranında gece yeme sendromu görüldüğü saptanmıştır. Şizofreni hastalarında ise  gece yeme sendromunun görülme oranı %12 olarak belirtilmiştir(Dağ, 2017 : 34).

Yemek yeme davranışının incelendiği pediatrik hastalarda ise, 5-6 yaşındaki çocukların %1.1’inde gece yeme semptomlarının görüldüğü belirtilmiştir(Orhan, 2009 : 135).

 Gece yeme sendromunun tip 2 diyabet hastalarında  görülme oranı da %3.8 olarak belirtilmiştir.

Ayrıca, gece yeme sendromu ve cinsiyet arasında ilişki ile ilgili veriler sınırlıdır. İdeal kiloda olan erişkinlerde yapılan bir araştırmada, her iki cinsiyetinde oranlarına birbirine benzer bulunmuştur. Ancak farklı sonuçlar elde edilen çalışmalardan dolayı bu durum yani gece yeme sendromu ve cinsiyet arasındaki ilişki henüz netlik kazanamamıştır.

Bir başka klinik çalışma ise Akdeniz ülkelerindeki araştırmalardan gelmektedir. Akdeniz yaşam stilinde akşam yemeği daha geç saatlerde yenmesine rağmen yine de gece yeme sendromu tanısı konmaktadır. Bu durum sendromun kültürlerarası bir sendrom olduğunu düşündürmektedir. Kültürlere göre değişen yemek saatlerine rağmen bozuk yeme düzeni, klinik olarak da kendini göstermektedir(Orhan, 2009 : 135).

Gece yeme sendromunda genetiğin araştırılması hususunda da ikizlerle çalışmalar yapılmış ve bu çalışmalar sonucunda genetiğin de bu sendromda etkisi olduğu ileri sürülmüştür. ABD’de erişkinlerde yapılan bazı çalışmalarda ise siyah ırka sahip bireylerin gece yeme sendromuna yakalanma ihtimali daha yüksek bulunmuştur(Dağ, 2017 : 34).

Son olarak genetik etkeninin strese yatkınlığa neden olması da yeme davranışının çıkmasına yol açabilir.

 Gece yeme sendromunun diğer yemek bozuklukları ile ilişkisi nedir?

 Diğer yeme bozukluklarına sahip bireylerde, gece yeme sendromu daha çok görülmektedir.  Bulimia nevroza ve tıkanırcasına yeme bozukluğuna sahip bireylerde genel popülasyona oranla daha yüksektir. Gece yeme sendromu olan bireyler diğer yeme bozukluklarına da sahip olduğu belirlenmiştir. Yemek yeme bozukluğu olan hasta bireylerde gece yeme sendromunun tahmin edilen oranı %5 ile %44 arasında değişmektedir(Dağ, 2017 : 34).

Birtakım çalışmalarda ise gece yeme sendromu ve tıkanırcasına yeme bozukluğuna sahip olan bireylerin, gece yeme sendromu ya da tıkanırcasına yeme bozukluğundan biri olan bireylere oranla daha şiddetli psikopatoloji, fazla kilo ve kötü bir beslenme alışkanlıklarına sahip oldukları belirtilmiştir(Dağ, 2017 : 35).

Gece yeme sendromu ve diğer yemek yeme bozuklukları arasında birtakım benzerlikler olmasına rağmen yemek yeme stilleri, gün içinde alınan kalori, ritmi değişen uyku düzeni gibi farklılık gösteren özellikler vardır.

Örneğin tıkanırcasına yeme bozukluğunda belirli bir zaman dilimi yoktur, gece yeme sendromunda ise durum geceleri gerçekleşmektedir. Tıkanırca yemek bozukluğu aynı zamanda tıkınma esnasında gece yeme sendromuna göre daha fazla besin almaktadır.

Sonuç olarak yeme bozuklukları arasında ayrımın iyi yapılması gerekmektedir ve gerekli olan tedavi biçimleri doğru şekillerde uygulanmalıdır.

Gece yeme sendromunun obezite ile ilişkisi nedir?

 Gece yeme sendromunun hasta bireylerin obez olmalarından önce bulunup bulunmadığı ve bu durumun obeziteye yol açıp açmadığı görüşleri henüz netlik kazanamamıştır. Yapılan birtakım çalışmalarda gece yemek yemenin obeziteye neden olan faktörlerden biri olduğu ileri sürülmüştür.

 Marshall ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışmada gece yeme sendromuna sahip obez olmayan genç bireylerin obez olan gece yeme sendromuna sahip bireylerden daha genç oldukları ve obez gece yeme sendromuna sahip hastaların obezite öncesi de gece yeme sendromuna sahip oldukları belirtilmiştir. Bu çalışmanın tersi olarak obezite düzeyinin gece yeme sendromu için bir risk faktörü olduğunu bildiren çalışmalarda mevcuttur. Yapılan bir diğer çalışma da ise Kant ve arkadaşları tarafından akşam yemenin miktarı ile 10 yıl sonra erişilen kilonun arasında ilişki bulunmamış olmasıdır. Gece yeme sendromunun sadece kilolu kadınlarda daha çok kilo alımına yol açtığı ileri sürülmüştür(Orhan, 2009 : 136).

Son olarak birçok gece yeme sendromuna sahip birey kendisini kilolu olarak bulmadığını ve gece yemek yemeyi problem olarak görmediklerini belirtmişlerdir.

Gece yeme sendromunun uyku ile ilişki nedir?

 

Gece yeme sendromu ile uyku bozukluğu arasında bir ilişki vardır. Bu hasta bireylerde 4 ya da daha fazla gecede uyku probleminin bulunduğu, uyumaya odaklanma eksikliğinden kaynaklanan problemleri gidermeye yönelik girişimleri olduğu belirlenmiştir.

Bazı yapılan çalışmalarda, uyku ve uyanma zamanlarının bozulmadığını, temel olan problemin uykusuzluk ve uyku süreleri olduğu saptanmıştır(Dağ, 2017 : 36).

Sonuç olarak gece yeme sendromuna sahip bireylerde daha az toplam uyku süresi ve uyku kalitesinde azalma saptanmıştır.

 Gece yeme sendromunun çocukluk çağı obezitesi ile ilişkisi nedir?

 

 Çocukluk çağı obezitesi, yetişkinlik döneminde obezite için bir risk faktörüdür ve çocukluk dönemi depresyonu ve düşük özsaygı ile ilişkilendirilmiştir. Birtakım veriler desteklemediği halde, çocukluk çağı obezitesi ile gece yeme sendromu arasında bir ilişki olduğunu düşünmek mantıklı olacaktır. Ayrıca, gündüz yemek yedikleri zaman sıkı bir ebeveyn kontrolüne maruz kalan çocuklarda yanıt olarak gece yeme bozukluğu geliştirebilen obez çocukların bunu söylemek konusunda pek istekli olmadıkları belirtilmektedir(Dağ, 2017 : 36-37).

Gece yeme sendromunun diyabet ile ilişki nedir?

 

Bireyin yaşam süresini ve kalitesini etkileyen ve gün geçtikçe oranı artış gösteren bir hastalıktır diyabet(Alaçamlı, 2017 : 1-14).

Gece yeme sendromu ve diyabet arasındaki ilişkiyi anlatan ve açıklayan sınırlı sayıda çalışmalar vardır.

Gece yeme sendromunun tanı kriterleri ve çeşitli çalışmalara göre diyabetli bireylerde %3.8 ile %12.4 arasında değişen bir oran olduğu tahmin edilmektedir. Gece yeme sendromunun diyabetli hastalarda başarısız diyet kontrolü, kötü bir şekilde izlenen glikoz ve obezite ile ilişkisi olduğunu gösteren sonuçlar elde edilmiştir(Dağ, 2017 : 37).

Kısacası diyabet ve gece yeme sendromu ilişkisine ilişkin fazla bulgu elde edilememiştir ve daha fazla çalışmalara ihtiyaç vardır.

Gece yeme sendromunun psikiyatrik hastalıklar ile ilişkisi nedir?

 

Son dönemlerde gece yeme sendromunun ile psikiyatrik hastalıklar arasında giderek artan bir ilgi ve ilişki yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.

Gece yeme sendromuna sahip olanlar olmayanlara oranla daha sık depresif duygu durumuna girdiklerini belirtmişlerdir. Gece yeme sendromu bireylerde saat 4’ten sonra duygu durum puanlarında birtakım düşüşler meydana gelmektedir. Yani bu hasta bireyler geceleri daha depresiflerdir. Yine gece yeme sendromuna sahip bireylerde yaşam boyu major depresif bozukluk öyküsü (%56) ve anksiyete bozukluğu öyküsü daha fazla görülmektedir.

Lundgren ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışmada psikiyatri kliniğinde olan hastaların %12.3’ünün gece yeme sendromu tanı kriterlerini karşıladıkları açıklanmıştır. Bu hastalarda maddenin kötüye kullanımı da gece yeme sendromuna sahip olmayan bireylere oranla daha fazla görülmektedir.

Gece yeme sendromuna sahip obez bireylerde Zung depresyon envanteri uygulanmış ve puanların yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bir diğer yapılan Rosenberg benlik saygısı ölçeğinin sonucuna göre de hasta bireylerin benlik saygılarının düşük olduğu gözlemlenmiştir.

Hasta bireyler daha stresli oldukları dönemlerinde gece yeme sendromunun başladığı ve gece yemesi olan bireylerde stresin daha da yükseldiği yani yüksek bir düzeyde olduğu bildirilmiştir(Orhan, 2009 : 136-137).

Eğer konuyu şöyle bir toparlamamız gerekir ise… Gece yeme sendromu birçok etkenle ilişkilidir. Psikolojik rahatsızlıklar, metabolik rahatsızlıklar, obezite, çocukluk çağı obezitesi ve uyku problemleri önemli birçok faktörle ilişkilidir. Teşhisi koymak bu yüzden zor ve aynı zamanda çok önemlidir. Gece yeme sendromunun obeziteye neden mi olduğı yoksa sonucunda mı ortaya çıktığı tam bilinememektedir. Obez bireylerde ciddi bir orana sahiptir. Depresyon için ise geç saatlerde gelen negatif duygular bireyi depresif bir duygu durumuna sürüklemektedir. Bireyin yaşadığı bu duygusal yoksunluk sonucunda kişi yemek yeme eğilimi göstermektedir. Aynı zamanda geç saatlerde ortaya çıkan bu durum bireylerin uyku düzenlerini de kötü etkilemektedir. Bu durum kişiyi gece yeme sendromu olma ihtimalini yükseltmektedir. Tüm bu etkenleri göz önünde bulundurup diğer yeme bozukluklarından ayırıcı olan etkileri fark edip doğru bir tanı koymak önemlidir. Tedavi kadar teşhis de önemlidir.

 




Kaynak: https://www.guncelpsikoloji.net/psikopatoloji/gece-yeme-sendromu-h6570.html

Editör: Gülsüm Türkeli

Bu haber 181 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI