X 20
Bugun...



FRANZ KAFKA - BABAYA MEKTUP


facebook-paylas
Tarih: 11-02-2019 20:10

FRANZ KAFKA - BABAYA MEKTUP

Kitabın Yazarı: Franz Kafka- BABAYA MEKTUP

Kitap Türü: Günlük / Anı

Yayınevi: Aylak Adam Yayınevi

Yayınlandığı Yıl:1919

Sayfa Sayısı:78

ISBN: 6052060070


Edebiyat dünyasının büyük yazarlarından olan Kafka’nın bu eseri; babasını hem ne kadar küçümsediğini hem de ona ne kadar çok hayranlık duyduğunu anlatır. Babasına ve kendine duyduğu güvensizlik sık sık anlatımında yer alır. Yaklaşık iki haftalık zaman diliminde yazdığı Babaya Mektup’un en önemli özelliği, biyografik olmasıdır. Kafka’nın yaşam öyküsüne açıklık getirmesi açısından da büyük önem taşır.

Aslında Kafka’nın ruh halini daha iyi anlamak için diğer eserleriyle birlikte değerlendirdiğimizde; aile kurumu, aile içindeki suçluluk duygusu, toplum içinde yabancılaşma, kendine olan güven kaygısı gibi faktörlerin hangi durum ve duygulardan kaynakladığını çok rahat görebiliriz.

Bu mektubun muhatabı babası Herman Kafka’dır. Bunu yapma sebebini ise yazarak cevap vermeyi denediğini ancak yine de söylemesi gerekeceği pek çok şeyi söyleyemeyeceğini ve yazamayacağını ifade edeörüp küçük r. Çünkü kendisinde oluşturduğu korku ve bu korkunun oluşturduğu derin etkiler aslında yazarken bile engeldir.

Babası aslında hiçbir zaman onu doğrudan kötü bir şeyle suçlamamıştır. Aile içindeki soğukluğu, yabancı duruşunu beğenmez ve nankör olarak görüp küçümsemektedir. Bu görüşünde babasının kendinde hiçbir suçlamayı kabul etmediğini, sadece oğlunun biraz değişmesi için çaba harcaması gerektiğini düşündüğünü söyler. Kafka için her suçlama sıradanlaşmıştır ve gittikçe birbirlerine yabancılaştıklarını kabul eder.

Kafka’nın en çok eksikli duyduğu şey; destek ve biraz sevgidir oysa ki!

Babasının sürekli önünü kestiğini, başka bir yola girmesi için uyardığını, Kafka’nın buna hazır olup olmadığını önemsemediğini anlatır. Sadece babası ile istekleri paralel olduğunda yanında olduğunu ancak o zaman değer gördüğünü söyler.

Ezilmişliği her türlü yaşar Kafka. Psikolojik ve ruhen yaşadığı çöküntünün yanı sıra babasını fiziksel olarakta değerlendirir. Babası her ne kadar iri geniş omuzluysa, oğlu güçsüz, sıska, zayıf, acınılacak biri gibi görürdü kendini. Onun için babası, her konuda güçlüğün kıstasıydı.

Onun gözünde haklı düşünceleri ile değil, zorba kişiliği ile büyük güç kazanırdı ya da ona öyle görünürdü.

Bu davranışları, bir çocuğun yaşadığı sıradan hayal kırıklıkları nedeni ile kişilik gelişimini olumsuz etkilerken, babanın yaşam alışkanlıkları ve değer ölçüleri karşısında ezilen ve tüm yaşamını etkileyen bir sonuç doğurmaktadır.

Babasının her şeye karşı oluşu sadece düşüncelere karşı değil insanlara karşı da oluyordu. Biriyle arkadaşlık yapmaya kalktığında, yine oğlunun duygu ve düşünceleri hiçe sayılarak o kişiler karalanıp, arkadaşlığına karşı çıkılıyordu.

Kafka’nın fark ettiği bir diğer şey ise, sürekli uymasına zorladığı kurallara babasının uymamasıydı. Kendisine karşı gelinmesi durumunda tehditlerle cevap verir, söylediklerini yaptığında ise saygı gösterirdi. Kafka için bu, gelecek yaşamında başarısızlığı garantilemesine sebepti. Çünkü bir şey yapabileceğine inancını kaybediyordu. Son derece kararsız biri olup, yapacağı şeylerdeki azmi yok oluyordu.

Babası için değişen bir şey olmuyordu. Büyümeye başladıkça, oğlunun yaşı ilerledikçe, onun ne kadar değersiz olduğuna dair yeni kanıtlarla geliyordu. Babasının bu davranışı Kafka’nın kız kardeşlerinden biri olan Elli içinde geçerliydi. Bu yüzden çocuklar olarak, sürekli babadan uzak durmaya çalışan, asi, asık suratlı, dikkatsiz ve özensiz çocuklar olduğunu dile getirmiştir.

Eğitirken hiçbir fiziksel şiddette bulunmasa da ani öfke patlamaları, sürekli bağırması, ettiği hakaretler en az dayak yemiş etkisi kadar derin yaralar yaratıyordu.

Kendi dükkânlarında zorla tuttuğu dönemlerde de babasının çalışanlarına ettiği hakaretler, olumsuz davranışlar Kafka’yı hep rahatsız etmişti. Sonunda iş yerinden de korkar hale gelmişti. Kafka için orası onun yeteneklerine uygun bir yer değildi. Ancak bu durumda bile o, kendisini yine küçümseyerek, iş yapacak zekâsı olmadığını söyleyerek ayrılmasına sebep olmuştu.

Kafka gerçekten babasından hatta ailesinden kaçmak istiyordu. Çünkü annesi de bir çocuğun bağımsızlık mücadelesi için babasından ayrı hareket edemeyecek kadar çok seviyordu, sadakat duyuyordu. 

Tüm etkiler Kafka’nın aile dışındaki insanlarla ilişkisine de yansımıştı. Kendine olan güven duygusunu yitirirken sınırsız bir suçluluk duygusuna da bürünmüştü. Ne yazık ki kimseye uyum sağlayamıyordu. Kendini tek başına ve hiçbir şeye sahip olamayan biri olarak görüyordu ve kendini her şeyden mahrum bırakılmış bir evlat olarak hissediyordu.

Yaşadığı fiziksel gelişimlere bile tepki veremezken yapacağı evlilikler için de güvensizdi…

Yaşadığı her şey Kafka’yı yazmaya itmişti… Ve yaşadığı hayat Kafka için keşke olsa da edebiyat dünyası için iyi ki olmuştu…

Bu mektubu okuyan her okur, bir nebze de olsa kendinde bir şey bulacakken bence en çokta her ebeveynin bir kere de olsa okuması gereken bir eser niteliğindedir.




Kaynak: https://kitap.yazarokur.com/babaya-mektup

Editör: Ali Cengiz

Bu haber 366 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Kitap Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI