Bugun...



ERKEK VE KADIN ŞİDDETİNİN EVRİMİ
Tarih: 12-01-2018 20:31:25 Güncelleme: 13-01-2018 20:58:25 + -


Kadınlar, erkekler için cinsel kaynağı temsil ederler. Erkekler, evrimsel teoride bahsedildiği gibi kadını yalnızca öldürme çabası içinde değildir, eğer erkeğin üreme potansiyeli hala mevcutsa kendi çocuğunu taşıyan kişiyi öldürmek erkeğin kendisine zarar verir (Buss, 2005).

facebook-paylas
Tarih: 12-01-2018 20:31

ERKEK VE KADIN ŞİDDETİNİN EVRİMİ

Erkek- Kadın Şiddetinin Evrimi

 

Soy, Sadakat ve Cinsel Kıskançlık

            Kadınlar, erkekler için cinsel kaynağı temsil ederler. Erkekler, evrimsel teoride bahsedildiği gibi kadını yalnızca öldürme çabası içinde değildir, eğer erkeğin üreme potansiyeli hala mevcutsa kendi çocuğunu taşıyan kişiyi öldürmek erkeğin kendisine zarar verir (Buss, 2005).

Evrimsel bakış açısı, erkeğin kadına yönelik şiddetinin nedeni olarak, kadının cinsel davranışlarının kontrolünü sağlamak amacıyla olduğunu ileri sürmektedir. Daha belirgin bir biçimde erkek, üremedeki başarısını arttırmak amacıyla rekabet içinde olduğu diğer erkekler üzerinde hâkimiyet kurma isteğinin yanı sıra yalnızca kendine ait çocuklarına kaynak sağlamak amacıyla yatırım yapar.

Erkek, karısının cinsel yönden kendisine sadık olmasını ister, buna aşırı duyarlılık gösterir. Erkek, eşinin cinsel sadakatinden emin olmak için şiddeti bir araç olarak kullanır. Cinsel kıskançlık,  kadın partnere yönelik cinayeti de beraberinde getirir. Buna karşın kadının, kendi çocuklarının annesi olduğundan hiçbir şüphesi yoktur. Ancak, bu, kadının daha az kıskanç olduğu anlamına gelmez. Aksine kadın, kendi çocuklarının babası olan kişinin bir başka kadına duygusal anlamda bağlanmasını kıskanır. Kadın, erkeğin cinsel sadakatsizliğini tolere edebilir; fakat duygusal sadakatsizliğini göz ardı edemez.

Evrim kuramcıları, erkeğin, eşinin bir başka adamla cinsel ilişki yaşamasından duydukları endişenin yanı sıra eşlerini koruma ve bir başka erkekle cinsel ilişki içinde olmalarını engellemeleri konusunda da saplantılı olduklarını iddia ederler.

Kıskançlık her iki cinsiyet arasında da şiddete neden olsa da erkeğin cinsel sadakatsizlik karşısında yaşadığı kıskançlıktan dolayı partnerini öldürme oranı ciddi bir oranda seyretmektedir. Partnerine yönelik cinayet işleyen erkek, terk edilmeyi veya sadakatsizliği önlemek için partnerine yönelik önce tehdit edici veya ilişki içinde bulunduğu partnerinin bağımsızlığını kısıtlayan girişimlerde bulunur. Erkek, bu tür girişimlerle kadının başka bir partner bulmasını veya ilişkiyi bitirme olasılığını azaltır. Kadının ise yaşadığı kıskançlık nedeniyle ilişkiyi bitirme girişiminde bulunma olasılığı erkek partnerinden göreceği şiddetten korktuğu için çok daha azdır (Frieze, 2005).

Evrimsel yaklaşıma göre erkek, güçlü bir kıskançlık ve kadın partnerinin cinsel davranışlarına yönelik kontrol etme eğilimi içinde olduğundan kendi babalığından da şüphe etme eğilimi içinde olur. Kadının, sadakatsiz olduğuna ilişkin şüphe duyulması kadına yönelik şiddeti de beraberinde getirir. Bunun aksine kadın, erkek partnerinin, sahip olduğu kaynakları başka bir yere yatırım yaptığını görünce kıskançlık eğiliminin geliştiği varsayılır. Dahası kıskançlık nedenlerindeki cinsiyet farklılığı, ataerkilliğin başlangıç noktası olabilir.

Erkek, kazandığı kaynakları kendi tekelinde tutarken, kadın bu kaynakların muhafazası ve devamının sağlanması için kendi motivasyonunu arttırır ve aileyi geçindiren kimseye yani eşine bağımlı hale gelir. Toplumsal koşullar, kadınlar kendi partnerlerinin tekelinde tuttuğu kaynaklara olan bağımlılıklarına yol açar.  Bu kaynakların başka birine yönlendirilmesi kıskançlıktaki cinsiyet farklılığını meydana getirir.

 

Kadın-Erkek Şiddetinin Sosyal Yapı ve Kültürel Nedenleri

 

            Yakın ilişkilerde kadına karşı şiddet erkeğin cinsel kıskançlığı için bir neden oluştursa da kültürler arasında bu oran bir hayli çeşitlilik gösterir. (Archer, 2001, sosyal değişkenlerin bu çeşitlilik için önemli bir rol oynadığını ileri sürmüştür).

            Bu başlıkta toplumsal yapı değişkenleri (cinsiyet hiyerarşisi derecesi) ve bununla ilgili ideolojilerle (ambivalant cinsiyetçilik ve saygınlık kültürünün normları) kadına karşı şiddetin biçimleri ve yaygınlığı nasıl etkilediği açıklanacaktır.

 

A)    Güç Farklılığı, Cinsiyetçi İdeolojiler ve Yakın İlişkilerde Şiddet:

 

            Kadının statüsünün, gücünün olduğu toplumlarda erkeğin eşine yönelik şiddet oranı düşükken kadının statüsünün, sosyal gücünün düşük, kaynaklarının az olduğu toplumlarda bu oran bir hayli yüksektir. Bu oran yapılan çalışmalarla desteklenmiş olup kadına yönelik fiziksel şiddetin artması ile düşük statü arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (Vandello& Cohen, 2006).

Cinsiyetçi ideolojiler, kadın, eşine itaatsizlik ettiğinde veya erkek, eşinin aldatmasından şüphelendiğinde erkeğin eşine yönelik şiddetini haklı gördüğünü önerir. Geleneksel anlayışla aynı paralelde duran iyilikçi cinsiyetçilik, kadını korumaya söz verirken, ambivalant cinsiyetçi yaklaşım ödül- cezayı birlikte belirtir. Ancak, iyilikçi cinsiyetçilik, kadının, kadına özgü alçakgönüllülüğü, vefayı, itaati ve sadakati yerine getirmeme durumunda düşmanca cinsiyetçiliğe (hostile sexisim) dönüşür.

 

B)    Töre Cinayetleri

            Bazı kültürlerde saygınlık inancı, kadın partnere yönelik şiddeti destekler ve sosyal yönden izin verdiğini açıklar. Saygınlık kültürlerinde, erkek, ailelerindeki kadınlara yönelik kontrolünü sürdürür. Ailesinin içindeki kadınların cinsel namusu ve sadakati (kız kardeş, kızı, eşi) hem kendi saygınlığını hem de ailesindeki diğer erkeklerin de saygınlığını etkiler. Saygınlık, toplumsal cinsiyetçilikte önemlidir. Erkek, bağımsızlık ve sert olmasıyla saygınlık kazanırken kadın babasına/eşine/ağabeyine karşı itaatkâr olmakla saygınlık kazanır. Bazı kültürlerde kadın, saflığını, alçakgönüllülüğünü, itaatkârlığını feminen ideallere göre yaşadığında öldürülme riski ile karşı karşıya gelir.

Aslında töre cinayetleri her ne kadar acımasız olsa da bazı kültürlerde yasal otoriteler tarafından uygulanır ve yasalar tarafından mecburi kılınır ( İran gibi).

Birçok kültürde kadının cinsel uygunsuzluğuna ilişkin iddiaların olmasında bile bunun erkeğin saygınlığını zedelediğine, itibarlarının zarar gördüğüne neden olduğu düşünülür. Tecavüz olaylarında kadınlar kendilerini koruyamadıkları, bu konudaki zayıflıkları veya saldırıya davet çıkardıkları düşünülerek ayıplanırlar. Kadının itaatsizliği de erkeğin saygınlığını zedeler, babalar bazen kızlarının, kendi istedikleri kişi ile evlenmemeleri durumunda da kızlarını öldürebilirler.

Geleneksel cinsiyet rollerinin benimsendiği kültürlerde töre cinayetlerinin meydana geldiğini gösteren iyilikçi cinsiyetçi ideallerin güçlü açıklamaları vardır. İyilikçi cinsiyetçilik, kadının şarta bağlı olarak erkek tarafından korunduğunu açıklar. Saygınlık kültürlerinde kadının kendi yaşamlarının kontrolünden ödün vermek zorunda olduğunu, özellikle cinselliklerinin erkek tarafından korunmasının gerekli olduğunu, bunun için de kadının buna layık olması gerektiğini açıklar. Ancak, cinsel uygunsuzluğa ilişkin yalnızca bir ipucu veya bir başkaldırı, kadının erkek yakınları tarafından şiddete maruz kalmasına neden olur.  

Saygınlığın korunmasına ilişkin olarak kültürler arası farklılıklar bulunmaktadır. Kimi kültürlerde (Kuzey toplumları) kadının herhangi bir olay karşısında partnerine yönelik tepkisi savunulurken kimi kültürlerde ise (Güney toplumları) erkek partnerine sadık olan kadının daha fazla takdir göreceği savunulur. Kuzey toplumları, kadının, erkeğe karşı itaatkâr olmasını güçsüzlüğün kaynağı olarak değerlendirir. Hatta Güney toplumları kadının yakın ilişki içinde olduğu erkekle ilişkisini sürdürmesi fikrini savunurken, Kuzey toplumlarında böyle bir fikir mevcut değildir. Saygınlık kültürünün değerleri, sadece erkek saldırganlığı için değil eşine sadık kalan, kendini eşine adayan, hatta şiddet karşısında bile eşini bırakmayan kadın için toplumsal kabulü destekler.

Uzman Psikolojik Danışman Gülsüm TÜRKELİ




Editör: Gülsüm Türkeli

Bu haber 2710 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI