Bugun...



Çocuk ve Medya
Tarih: 07-03-2017 00:24:06 Güncelleme: 08-03-2017 16:51:06 + -


Televizyonda olayları görerek, işiterek, hareketli olarak tanımlayan çocuklar erken gelişim yıllarından itibaren hareketli nesneye daha çok dikkat etmektedir.

facebook-paylas
Tarih: 07-03-2017 00:24

Çocuk ve Medya

Çocuk gelişimi konusunda Türkiye'nin önde gelen isimlerinden, İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Yavuzer,  çocuğun yaşamında son derece önemli rol model oynayan anne ve babanın "Çocuk ve Medya" konusunda başrolde olduğunu belirtiyor. Yazılı ve sözlü medya, kitap, öykü, dizi, film kahramanları, özellikle taklit yoluyla öğrendiğimiz için etkili bir öğretmen rolünü oynadığını ifade eden Yavuzer, televizyon filmlerindeki kahramanların  bu bağlamda önemli birer özdeşim modeli oluşturduğunu Anne ve babalara izlenecek televizyon programlarını seçmek, medya okuryazarlığı ve medyayı doğru kullanmak anlamında önemli bir görev düştüğünün önemini belirtiyor.

          Televizyonda olayları görerek, işiterek, hareketli olarak tanımlayan çocuklar erken gelişim yıllarından itibaren hareketli nesneye daha çok dikkat etmektedir. Bu sebeple medyanın çocuklar üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri vardır. Yavuzer, “Medyanın, çocuğun kalıp yargıları yıkması, hayal gücünü geliştirmesi gibi olumlu etkileri sayılabilir. Ancak bazı araştırmalar sosyal etkileşimi sınırlayan elektronik medya araçlarının, beynin sosyal ve yaratıcılık sistemine zarar verdiğini ortaya koymaktadır. Sürekli ve plansız televizyon izlemenin, planlama ve organizasyondan sorumlu ön beyin korteksinin tembelleşmesine neden olduğunu ortaya koyan çalışmalar bulunmaktadır.”dedi.

Geçmiş yıllarda RTÜK'ün yaptığı araştırmaya göre, günde 2 saatten fazla televizyon izlemenin, çocukların akademik başarı düzeyinde okuma ve anlama notlarında olumsuz etkilerini ortaya koymaktadır. Bunun nedeni olarak televizyonun ağırlıklı olarak görsel algıya hitap eden doğası gereği, sol lobdaki gelişimi yavaşlatması olduğunu belirten Yavuzer, medyanın 16 yaşına kadar saldırganlık dürtüsünü boşaltma şansını verdiğini, tedavi edici bir değere sahip olduğunu ileri sürerken, diğer bir kısım araştırmacılar ise sosyal öğrenme yoluyla çocukların bu olumsuz modelleri yaşamlarına uyguladıklarını ifade etmektedir.

 Şiddet içeren bilgisayar oyunları, televizyon programlarından daha etkili ve zararlı olduğu bilinmesi gerektiğine değinen Yavuzer, “Aile pekiştirici bir etken de, rahatlatıcı bir etken de olabilmektedir. Eğer sakin, anlayan, dinleyen, çocuğun kendi başına karar almasına ve sorumlulukları üstlenmesine fırsat veren bir aile ortamı söz konusu ile izlenen programdaki şiddetin olumsuzluğunu da en aza indirmek ailenin elindedir.”diyerek aile faktörünün önemine dikkat çekti. Anne ve baba önyargısız ve sakin bir şekilde çocuğunu dinleyerek onun önemsendiğini ve değerli olduğunu hissettirmelidir. Aksi takdirde ebeveyn çocuk ilişkisi zarar görebilir.

   Yavuzer “Çocukları medyanın olumsuz etkilerinden korumayı, olumlu etkilerinden yararlanmalarını sağlamayı ve bu konuda gereken bilinci oluşturmayı amaç edinmeliyiz. Bu amaca ulaşmak için çocuklarımıza medyayı akıllı ve etkili şekilde kullanmalarını öğretmemiz, kurgu ve gerçeği ayırt etmelerine yardımcı olmamız gerekir. Bu da, medya okuryazarlığı ile mümkündür.”diye söylüyor.

Medya okuryazarlığı çocuklarımıza bilgiyi değerlendirmeyi ve onu yerinde kullanmayı öğrettiğini dikkat çeken Yavuzer “Medya okuryazarlığı; okuma alışkanlığı, bilgi okuryazarlığı gibi becerilerle desteklendiğinde anlam kazanır. Öğretmenler ve anne babalara bu konuda önemli görevler düşmektedir. Rol model olan anne baba, hafta sonu çocuğuyla birlikte kitabevinde kitap seçerken, çocuğunun da kitap almasına fırsat verebilmelidir. Örneğin, okuduğu kitabı çocuklarıyla paylaşıp özendirmelidir. Ne yazık ki günümüzde, doğum gününde arkadaşlarına kitap armağan eden çocuk sayısının neredeyse yoka yazın azaldığını görmekteyiz.”diye konuştu.

Medyanın zararları konusunda yasaklamayı amaç edinmeyi değil, medya okuryazarlığı kültürünün geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması hedeflenmelidir. Ebeveynlere, öğretmenlere, medyaya ve çocuklara bu konuda önemli görevler düşmektedir. Çocukla en güzel iletişimi sağlamak için ebeveyn çocuğuyla birlikte kaliteli zaman geçirmelidir. Ebeveyn çocuğuyla güçlü bir sevgiyle ortak yapabilecekleri etkinlikler bulmalı ve bunu yaparken çocuğunun başarılı olduğu alanlara dikkat etmelidir. Ebeveynin çocuğa zengin bir uyarıcı çevre oluşturarak, ekranı yegane uğraş alanı olmaktan çıkarıp, farklı etkinliklerden sadece birisi olarak, sınırlı bir süre için çocuğun ilgi alanı içinde kalmasını sağlanabilmeli olduğunu düşünen Yavuzer son olarak şunları ekledi; ”Bunun yolu çocukla birlikte tiyatroya gitmektir, balık tutmaktır, yürüyüş yapmaktır, her türlü ev içi ve ev dışı etkinliktir. Eğer bunlar gerçekleştirilirse, bu yoğun program içinde çocuğa sınırlı bir ekran zamanı bırakılacaktır.” Medya mensupları her yayının olumlu ve olumsuz yanlarıyla çocuğa ulaştığını unutmamalı, gelişim özellikleriyle çocuğu tanımaya çalışarak, program yapımında bu özellikleri dikkate almalı ve yazılı ve sözlü medyada uzman çocuk psikoloğunun görev almasını önemsemelidir. 




Editör: Hediye Anılgan

Bu haber 724 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
  • 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
    19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  • Yarışmadan Cevaplar :)
    Yarışmadan Cevaplar :)
  • Capsler-1
    Capsler-1
  • Capsler-2
    Capsler-2
  • Capsler-3
    Capsler-3
  1. 19-20 Haziran Şemdinli Projesi
  2. Yarışmadan Cevaplar :)
  3. Capsler-1
  4. Capsler-2
  5. Capsler-3
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Şizofreni
    Şizofreni
  • Gülmek en iyi ilaçtır
    Gülmek en iyi ilaçtır
  • NewsPDR Kimdir?
    NewsPDR Kimdir?
  1. Şizofreni
  2. Gülmek en iyi ilaçtır
  3. NewsPDR Kimdir?
VİDEO GALERİ
YUKARI