X 20
Bugun...



Bibliyoterapi: Okuma ile İyi Oluş

Yazınsal kaynaklar çoğu zaman psikolojik iyi oluşu başlatır ve bu psikolojik iyi oluşun devamlılığını destekler. Kitaplar bunu kişilere farklı bakış açıları sunarak, kişinin hayat öyküsü ile kitaptaki olay örgüsünün benzerliklerini ve farklılarını göz önüne sererek ve aynı zamanda insanların hayatta karşılaştıkları sorunlara değişik çözüm önerilerinde bulunarak yaparlar.

facebook-paylas
Güncelleme: 25-07-2019 23:18:22 Tarih: 25-07-2019 23:11

Bibliyoterapi: Okuma ile İyi Oluş

Yazınsal kaynaklar çoğu zaman psikolojik iyi oluşu başlatır ve bu psikolojik iyi oluşun devamlılığını destekler. Kitaplar bunu kişilere farklı bakış açıları sunarak, kişinin hayat öyküsü ile kitaptaki olay örgüsünün benzerliklerini ve farklılarını göz önüne sererek ve aynı zamanda insanların hayatta karşılaştıkları sorunlara değişik çözüm önerilerinde bulunarak yaparlar. Kitapların, insanların bu ruhsal iyileşme sürecini desteklediğinin fark edilmesiyle birlikte çeşitli yazınsal kaynakların kullanıldığı alternatif bir terapi çeşidi olan bibliyoterapi ortaya çıkmıştır.

Bibliyoterapi uzun yıllardır kullanılan yaygın bir terapi modelidir ve pek çok farklı şekilde tanımlanmıştır. Cohen(1994) bibliyoterapiyi bir terapistin rehberliği ya da müdahalesi ile literatür kaynaklarının terapatik amaçlı olarak kullanılması olarak tanımlanmaktadır. Russell ve Shraches (1950) ise  bibliyoterapiyi bireyin kişiliğini değerlendirmede, uyumunu sağlamada ve olgunlaşmasında kullanılabilen, bireyin kişiliği ve literatür arasında geçen dinamik bir süreç olarak tanımlamaktadır. Kısacası bibliyoterapi, kitaplar aracılığıyla ruhsal bir iyileşme sürecidir.

Öner(2007), “Öyküler, bir yandan bireyin kendisini tanımasına yardımcı olurken, öte yandan da kurgulanan sorun çözme yollarıyla, hiç bilinmeyen, hiç düşünülmeyen çözüm yollarının tanınmasını ve öğrenilmesini sağlar. Dünyaya, bir de, öteki insanların gözlerinden bakabilmeyi başararak, çok farklı duyguların çok farklı biçimlerde yaşanabileceğine, tanıklık sağlar. Olaylara ve yaşantılara çok çeşitli açılardan bakabilmek; insanı, kalıp yargılar içerisine kapanıp kalmaktan kurtararak, onun iyileşmesine, gelişmesine de yardımcı olur.” diyerek bibliyoterapinin işleyişine ışık tutmuştur.

Aslında Bibliyoterapi, Eski Yunan’da bir kütüphanenin girişinde, kapının üzerinde yazılı olan bir tümce ile özetlenmiştir: ‘İnsanın Ruhunun İyileştirildiği Yer’(Riordan and Wilson 1989).

Bibliyoterapinin geçmişten günümüze tarihsel gelişimine baktığımızda Gladding ve Gladding (1991) bibliyoterapinin iki şekilde uygulandığını söyler: Bunlardan ilki danışanın yaşantısına uygun, düşünce ve davranışlarını değiştirmeye yönelik olan kitapların reçete edilmesidir, bu yönteme ‘tepkisel bibliyoterapi’ denilmektedir ve bu yöntemde danışanın olumlu ya da olumsuz tepki vermesi amaçlanmaktadır. Yazınsal ürünle danışanın güçlü bir etkileşim yaşamasını amaçlayan ikinci uygulama yöntemi ise interaktif bibliyoterapi olarak adlandırılmaktadır.

Bibliyoterapi üç evrede gerçekleşmektedir:

 1.Evre: Özdeşleşme ve Yansıtma

Bu evrede danışan kitaptaki olay örgüsünü kavrayarak, karakterleri tanıyarak, hikayenin kendi yaşantısıyla benzerlik ve farklılıkları keşfederek hikayeyi özümser. Bu evrede danışman danışanına sorunlarıyla yüzleşmesinde, sorunlarının çözümüyle alakalı farklı görüşler kazanmasında yardım eder. Aynı zamanda danışman, danışanını duygularını ifade etmesi için cesaretlendirerek bir sonraki evre olan katarsise hazırlar.

 2.Evre: Arınma (Katarsis)

Bu evrede danışanın duygularını ifade etmesi ve duygusal olarak bir boşalma (katarsis) yaşaması beklenir. Danışan bu evrede  zamanla içselleştirdiği duygularını dışa vurarak kısmi bir duygusal rahatlama yaşar. Danışan aynı zamanda anlamlandıramadığı duygularını tanır, değerlendirir ve bu duygularına yönelik çeşitli baş etme stratejileri geliştirir.

 3.Evre: İçgörü ve bütünleşme

İlk iki evre tamamlandıktan sonra danışanın sorunlarını kabullenip, bu sorunların nedenlerini bulmaya çalışarak alternatif çözümler üretmeye başladığı ‘içgörü ve bütünleşme’ evresi başlar. Bibliyoterapinin son evresi olan bu evrede danışan yaşantısına ve kendi kişiliğine daha bütüncül bakma becerisi ve içgörü geliştirerek sorunlarını nasıl çözmesi gerektiğine dair daha fazla bilgi ve tecrübeye sahip olur.

 Orhan Pamuk’un Yeni Hayat kitabı o meşhur cümleyle başlar: Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti. Bu giriş cümlesi anlatılan tüm bu bibliyoterapi sürecini çok güzel bir şekilde özetler, bir gün bir kitap okursunuz ve bütün hayatınız değişir.




Kaynak: http://www.tpocg.org/blog/bibliyoterapi-okuma-ile-iyi-olus

Editör: Gülsüm Türkeli

Bu haber 77 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI